ATATÜRK VE MUĞLA

ATATÜRK VE MUĞLA


Muğla ile Mustafa Kemal Atatürk arasındaki bağ, Cumhuriyet’in ilanından çok önce, Millî Mücadele yıllarında kurulmuştu.

Muğla, 1919’da Sivas Kongresi sürecinde Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği bağlılık telgrafıyla Millî Mücadele’nin yanında olduğunu açıkça ortaya koymuştu. Bu telgrafa Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği olumlu cevap, Muğla ile Ankara arasındaki bağın ilk önemli halkalarından biri oldu.

Mustafa Kemal Paşa’nın Diyarbakır’daki görevinden tanıdığı Genç Mutasarrıf Serficeli Hilmi Bey’in 1919 yılında Menteşe Mutasarrıfı olarak görev yapması ve Sivas Kongresi’ne Menteşe’yi temsilen katılması da bu ilişkinin başka bir önemli boyutuydu.

Millî Mücadele yıllarında Muğlalı aydınların, milletvekillerinin ve yerel yöneticilerin Mustafa Kemal Paşa’nın yanında yer almasıyla bu bağ daha da güçlendi.

Atatürk'ün Fethiye ve Marmaris Ziyaretleri

Atatürk, Cumhurbaşkanlığı döneminde Anadolu’nun pek çok yerini ziyaret etti. Ancak dönemin ulaşım şartları nedeniyle bazı merkezlere ulaşmak oldukça güçtü.

Muğla da bu merkezlerden biriydi.

Atatürk, karayolu bağlantısının elverişsiz olması nedeniyle Muğla şehir merkezine gidememiş olsa da, 21 Şubat 1935 Perşembe günü Fethiye’yi, 23 Şubat 1935 Cumartesi günü ise Marmaris’i deniz yoluyla ziyaret etti.

Bu ziyaretlerde bölgenin yöneticileri, parti teşkilatları ve halkla görüşmeler yaptı.

Muğla merkezine gerçekleştiremediği ziyaret ise yıllar sonra, 1937'de gündeme gelecekti.

Muğla, Atatürk'ü Bekliyor

1937 yılında Muğla Valisi Recai Güreli, Atatürk’ü Muğla’ya davet etti. Atatürk’ün bu daveti kabul etmesi üzerine şehirde büyük bir hazırlık başladı.

Dönemin Belediye Başkanı İskender Alper başkanlığında bir Hazırlama-Ağırlama Komitesi oluşturuldu. Komitede Osman Kasapoğlu, Esat Caner, Osman Günsan, Neşet Dişçigil, Abidin Çakır, Faik Gazezoğlu ve sarraf Fevzi Altınay da yer aldı.

Bugünkü Turizm-Otelcilik Lisesi Uygulama Oteli’nin bulunduğu binanın ikinci katındaki bölüm, Cumhurbaşkanı için özel olarak hazırlandı ve “Reisicumhur Dairesi” olarak düzenlendi.

Atatürk’ün gül kurusu rengini sevdiği bilindiğinden, yatak takımından diğer mefruşata kadar birçok ayrıntıda bu renk tercih edildi. Gümüş yemek takımları, kristal mutfak eşyaları ve sürahiler temin edildi.

Muğlalılar da hazırlıklara kendi imkânlarıyla katkıda bulundu. Evlerinde bulunan halıları, Atatürk’ün geçeceği yerlere serilmek üzere belediyeye ödünç verenler oldu.

Hazırlıkların maddi yükünü ise dönemin belediye muhasebecisi Mehmet Türdü, belediye bütçesinden karşılamıştı.

Muğla, Büyük Önder'i ağırlamak için gün sayıyordu.

Fakat beklenmedik bir gelişme bütün planları değiştirdi.

Muğla Yolculuğunu Değiştiren Olay

Atatürk’ün Muğla’ya doğru hareket ettiği günlerde Çanakkale Boğazı’nda dikkat çekici bir olay meydana geldi. Şeker çuvalları altında silah taşıdığı tespit edilen bir İtalyan şilebine el konuldu.

Atatürk, gelişme üzerine Muğla yolculuğunu yarıda bırakarak Çanakkale’ye hareket etti.

Böylece Muğla’nın aylardır hazırlandığı ziyaret gerçekleşemedi.

Geminin daha sonra Türk Donanması’na teslim edildiği ve İzmir’e geldiği anlatılır. Ünal Türkeş’in araştırmalarında aktardığına göre, H. Nuri Öncüer de gemiyi İzmir’de gördüğünde, “Ata’nın Muğla gezisini engelleyen gemi sen misin?” diyerek gemiyi iki kez ziyaret etmişti.

Bu olayın ardından Hatay meselesi de Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer tutmaya başladı.

Öte yandan Atatürk’ün sağlık sorunları da 1937-1938 döneminde giderek ağırlaşıyordu. Siyasal gelişmeler ve sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, çok arzu edilen Atatürk’ün Muğla ziyareti hiçbir zaman gerçekleşemedi.

Atatürk İçin Hazırlanan Oda

Gerçekleşmeyen ziyaretin ardından Atatürk için hazırlanan “Reisicumhur Dairesi” bir süre daha korundu.

1949 yılının Ağustos ayında Muğla’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, bir zamanlar Atatürk için hazırlanan bu dairede kaldı.

Daire, 1955 yılında Halkevi’nin ilgili bölümünün Kız Meslek Lisesi’ne verilmesine kadar, büyük ölçüde ilk düzenlemesini ve mefruşatını korudu.

Atatürk’ün hiç konaklayamadığı bu odanın hikâyesi, Muğla’nın Cumhuriyet tarihindeki ilginç hatıralarından biri olarak kaldı.

Muğla'nın Atatürk'e Vefası

Atatürk’ü karşılamak için alınan meze, içki ve yiyecekler de ziyaretin gerçekleşmemesi üzerine komite tarafından satın alınmış halde kaldı.

Hazırlama-Ağırlama Komitesi üyelerinden Osman Kasapoğlu, Osman Günsan ve Esat Caner, yıllar sonra Ünal Türkeş’e verdikleri mülakatlarda, Atatürk’ü Muğla’da karşılayamamış olmanın kendileri için büyük bir üzüntü olduğunu; ancak Muğla’nın Atatürk’e, onun ilkelerine, eserlerine ve devrimlerine bağlılığının bu üzüntünün çok daha ötesinde olduğunu ifade ettiler.

Atatürk Muğla’ya gelemedi.

Ama Muğla, Atatürk’ün bıraktığı Cumhuriyet mirasına sahip çıkmayı sürdürdü.

Bunun en anlamlı örneklerinden biri de ölümünden yıllar sonra yaşandı.

Atatürk'ün Mezarı İçin Muğla Toprağı

10 Kasım 1954’te, Atatürk’ün naaşının Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e nakledilmesinin ardından, Muğla’dan bir çuval toprak Ankara’ya gönderildi.

Bu toprak, Muğlalı Kazım Eren tarafından Ankara’ya götürüldü. Eren, sahibi oldukları Doğru Yolda firmasına ait otobüse Muğlalıları da alarak Ankara’ya gitti.

Böylece Atatürk’ün hiç ayak basamadığı Muğla’dan, onun ebedî istirahatgâhına bir avuç değil, bir çuval Muğla toprağı gönderildi.

Atatürk Muğla’ya gelemedi.

Fakat Muğla, onu kendi toprağından Anıtkabir’e uğurladı.

Kaynak: Ünal Türkeş’in Muğla tarihi üzerine araştırmaları ve aktardığı tanıklıklardan derlenmiştir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ün az bilinen nadir fotografları

Mekke Allah'ın evi

Haftanın Günlerinin Kelime Anlamları

John Wayne ve Dublörü

Atatürk ve Zsa Zsa Gabor

Çerkes Ethem: Kahraman mıydı, Hain miydi?

FAHRETTİN ALTAY

İzmir’de Dinleniriz Paşam!

İzmir kurtuluşu 9 Eylül

İstanbul'un işgali ve son telgraf