Çerkes Ethem: Kahraman mıydı, Hain miydi?

 

Çerkes Ethem hakkında bugün herkesin bir fikri var.
Kimi onu Millî Mücadele'nin en önemli kahramanlarından biri, kimi ise vatan haini olarak görüyor.

Oysa Çerkes Ethem'i yalnızca bir sıfatla tanımlamak, onun hikâyesinin yarısını görmezden gelmek demek.

Bence hayatını ve Millî Mücadele'deki rolünü iki ayrı dönem halinde okumak gerekiyor.


I. DÖNEM

Ankara Hükümeti'nin yanında Çerkes Ethem

1919 – Kuvâ-yı Seyyâre'nin ortaya çıkışı

Millî Mücadele'nin ilk döneminde Ethem ve kardeşleri, özellikle Batı Anadolu'da etkili bir silahlı güç oluşturdu. Zamanla bu güç Kuvâ-yı Seyyâre adıyla anılmaya başladı.

Anzavur Ayaklanmaları – 1920

Balıkesir ve çevresinde Ankara Hükümeti'ne karşı gelişen Anzavur Ayaklanmaları, Millî Mücadele açısından ciddi bir tehdit oluşturdu. Çerkes Ethem'in kuvvetleri Anzavur'a karşı mücadelede önemli rol oynayarak Ankara'nın dikkatini çekti.

Düzce–Bolu–Adapazarı Ayaklanmaları – Nisan-Mayıs 1920

İstanbul Hükümeti ve hilafet yanlısı çevrelerin desteklediği isyanların bastırılmasında Ethem'in kuvvetleri kullanıldı. Bu başarılar onun Ankara'daki itibarını daha da yükseltti.

Yozgat Ayaklanması – Haziran-Temmuz 1920

Çapanoğulları'nın öncülüğündeki Yozgat Ayaklanması'nı bastırmak üzere Ethem Ankara'ya çağrıldı. 20 Haziran 1920'de Yozgat'a hareket etti ve yaklaşık bir hafta içinde isyanı bastırdı. Bu başarı, Çerkes Ethem'in Millî Mücadele'deki prestijinin zirveye çıkmasına neden oldu.

Ankara Valisi Yahya Galip Bey meselesi

Ethem, Yozgat'taki isyanın çıkmasında Ankara Valisi Yahya Galip Bey'in ihmali olduğunu ileri sürdü ve valinin cezalandırılmasını istedi.

Mustafa Kemal Paşa buna karşı çıktı. Ethem ise ısrarını sürdürdü. Tartışma giderek büyüdü; Ethem'in Meclis'e ve Ankara'ya yönelik sert tehditlerde bulunduğu bir noktaya kadar geldi.

İşte burası önemli:
Ethem'in Ankara Hükümeti ile arasındaki sorun yalnızca “düzenli orduya katılmak istememesi” meselesi değildi. Kendi askerî gücünün yarattığı nüfuzun siyasî alana da taşmaya başlaması Ankara'da ciddi rahatsızlık yaratıyordu.



II. DÖNEME GEÇİŞ

İsmet İnönü ile çatışma ve Ankara'dan kopuş

1920 sonu – Düzenli ordu meselesi

Ankara artık Millî Mücadele'yi farklı milis kuvvetlerinin değil, merkezî ve düzenli bir ordunun yürütmesini istiyordu.

Ethem ise Kuvâ-yı Seyyâre'nin bağımsızlığını korumak istiyordu.

Bu noktada İsmet Bey (İnönü) ile Ethem arasındaki anlaşmazlıklar giderek büyüdü. Ethem, Batı Cephesi Komutanlığı'nın emrine girmeyi kabul etmedi.

27-29 Aralık 1920 – Çatışma başladı

Ankara Hükümeti artık Ethem kuvvetlerinin tasfiyesine karar verdi.

29 Aralık 1920'de İsmet Bey ve Refet Bey kuvvetleri Ethem'in üzerine yürüdü. Ethem Kütahya'dan Gediz'e çekildi. 5 Ocak 1921'de Gediz de Çerkez Ethem'in birlikleri düzenli orduya teslim oldu.


En kritik nokta: Ethem ve Yunan taarruzu

6 Ocak 1921 – Yunan ordusu harekete geçiyor

Burada Millî Mücadele'nin en ilginç tesadüflerinden biri ortaya çıkıyor.

Türk birliklerinin önemli bir bölümü Çerkes Ethem'i takip etmek ve isyanını bastırmak için cephelerinden uzaklaşmıştı.

Tam bu sırada Yunan ordusu 6 Ocak 1921'de Bursa ve Uşak yönlerinden taarruza geçti.

Amaçları Türk savunmasını yararak Eskişehir ve Afyon'a ulaşmak ve Ankara yolunu açmaktı.

Yani Ethem meselesi, Ankara Hükümeti açısından yalnızca bir iç isyan değildi.

Dış düşmanla savaşın tam ortasında yaşanan bir iç krizdi.

I. İnönü Muharebesi – Ocak 1921

Çerkes Ethem'in takip edilmesiyle Batı Cephesi'nde oluşan boşluk ve Yunan taarruzu aynı anda yaşandı.

Düzenli ordunun Ethem'le mücadelesi sürerken Yunan ordusu ilerledi ve bu gelişmeler I. İnönü Muharebesi'ne dönüştü.

Ethem kuvvetlerinin bir kısmı bu süreçte Yunanlarla işbirliği yaparak düzenli orduya karşı mücadele etti. Ardından Ethem ve kardeşleri Yunan işgal bölgesine geçti.


II. DÖNEM

Ankara Hükümeti'ne karşı Çerkes Ethem

Ocak 1921 – Yunanlara sığınış

22 Ocak'ta Reşit Bey, 26 Ocak'ta Çerkes Ethem Yunan ordusuna sığındı. Bundan sonra Ankara açısından artık eski Kuvâ-yı Seyyâre komutanı değil, açık biçimde karşı safta yer alan bir isimdi.

9 Mayıs 1921 – Gıyaben idam

Ankara İstiklâl Mahkemesi, Çerkes Ethem ve kardeşlerini vatana ihanet suçundan gıyaben ölüm cezasına mahkûm etti.

1921-1922 – Yunanlarla işbirliği

Ethem, Yunan işgali altındaki bölgelerde Yunanların propaganda faaliyetlerine destek verdi; Anadolu'daki Millî Mücadele'yi zayıflatmaya yönelik faaliyetlerin içinde yer aldı.

1922 – Büyük Taarruz

Türk ordusunun Büyük Taarruz'da Yunan ordusunu yenmesinin ardından Ethem, geri çekilen Yunan kuvvetleriyle birlikte Anadolu'dan ayrılarak Midilli'ye geçti.


Sürgün yılları

Ethem'in hayatı bundan sonra Avrupa ve Ortadoğu'da geçti.

1922-1923: Midilli, Almanya, İsviçre ve Avusturya arasında gidip geldi.

Daha sonra Yunanistan'a geçti. Burada Türkiye karşıtı çevrelerle ilişkilerini sürdürdü. 1920'li yılların ortalarında Yunanistan'daki faaliyetlerinin yanında Ortadoğu'ya da geçti.


Lozan ve 150'likler

1924 – 150'likler listesi

Lozan sonrasında Türkiye'nin affetmediği ve yurda dönmesini yasakladığı kişiler “150'likler” adı verilen listede toplandı.

Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var:

Çerkes Ethem'in kendisi değil, “Ethem ve avenesi” başlığı altında özellikle kardeşi Reşit Bey listede yer aldı. Atatürk Ansiklopedisi'ndeki kayda göre Reşit Bey, listenin 58. sırasında bu başlık altında gösterildi.

Son yılları

Ethem hayatının geri kalanını sürgünde geçirdi. Türkiye'ye dönmesine izin verilmedi.

1948 yılında Ürdün'de öldü.




Hikayelerden haberdar olmak için e-mail adresinizi girin.

Delivered by FeedBurner

http://facebook.com/adnycl.blog          

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atatürk'ün az bilinen nadir fotografları

Mekke Allah'ın evi

Haftanın Günlerinin Kelime Anlamları

Atatürk ve Zsa Zsa Gabor

John Wayne ve Dublörü

İzmir’de Dinleniriz Paşam!

FAHRETTİN ALTAY

İzmir kurtuluşu 9 Eylül

İzmir Tarihi Asansör Bilinmeyen Öyküsü

İstanbul'un işgali ve son telgraf