Kayıtlar

Eylül, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Atatürk Sofya'da

Resim
"Atatürk, Enver Paşa tarafından Sofya'ya askeri ataşe olarak gönderilir.  Bulgaristan henüz 5 yıllık bir ülkedir. Üzgündür Atatürk İstanbul'dan gittiği için.  Bir pastane vardır Sofya'da. Diplomatik erkan genel olarak o pastanede kahvaltı yapmaktadır. Atatürk de orada yapar kahvaltısını. Bir sabah bir köylü girer pastaneye. Bohçası vardır yanında, bırakır bir masanın yanına,  oturur. Bir garson gelir, köylü süt ve kek ister. Garson ise köylünün pastaneden ayrılmasını ister. İtiraz eder köylü. Birkaç garson daha gelip tekrarlarlar dışarı çıkmasını. Köylü öfkelenir ve bağırmaya başlar.  " Senin sattığın sütü ben üretiyorum, senin sattığın pasta, börek, çöreğin ununu ben üretiyorum. Peynirini, yoğurdunu ben üretip veriyorum. Pastana koyduğun meyveyi ben üretiyorum ve sen benim ürettiklerimi bana vermiyorsun öyle mi? Hayır çıkmıyorum ve kahvaltımı burada yapacağım" der.. Herkes suspus olur. Köylünün istedikleri masasına gelir, kahvaltısını yapar ve bir miktar par

ATATÜRK'ÜN İSMET PAŞA TELEFONU

Resim
  İsmet Paşa, Rusya seyahati dönüşü, Bulgaristan elçiliğimizde mahsur kaldı. Bulgar çeteciler İnönü'yü öldürmek için elçiliğimizi kuşatmışlardı.   Bulgaristan'a ihtar verildi ama hükümet umursamadı. Ankara'daki bazı kafalar çareler düşündüler; işin içinden çıkamadılar. *** Atatürk'e sordular.   O, "sizler ne düşünüyorsunuz?" diye sordu. "Bulgaristan'a ekonomik baskı uygulayalım ..." dediler.   Atatürk, güldü: "Telefonu verin bana" dedi. Donanmaya emir verdi. Ertesi sabah, "Yavuz" zırhlısı İzmit'ten Varna'ya gitti. *** Limanda havaya yüz bir pare top atışı yaptı. Topların gürültüsünden evlerin camları kırıldı...   Gemi Komutanı Amiral, Bulgar yetkililere,   "İsmet Paşa'yı almaya geldim" dedi. Bulgar hükümeti, derhal İsmet Paşa'yı Sofya'dan Varna'ya zırhlı bir trenle getirdi. *** Oradan da bando ve merasimle Yavuz'a uğurladı. Amiralimiz, kırılan camların parasını ödedi. İsmet Paşa'yı yur

30 Ağustos Zafer Bayramı 2 - 9 Eylül İzmir'in kurtuluşu

Resim
26 Ağustos 1922   Tan ağarmaya başladığında İsmet Paşa bombardımanı başlatacaktı.   Fakat hiç hesapta olmayan bir şey oldu. Etrafı sis bastı. Toplar kör olmuştu.   Bu şekilde bombardıman başlamazdı. Herkes şaşkındı. Hava gittikçe aydınlanmaya ve fark edilme riski yükselmeye başlamıştı.   Sis dağılmıyordu. Mustafa Kemal tepedeki karargahından çıktı.   Canı çok sıkılmıştı. sis dağılmıyordu. Yapacağı hiç bir şey yoktu. Oldukça stresli görünüyordu.   Vakit akıp gidiyordu.   Bir ara yerinden ayrıldı.   Bölgedeki kayalıkların bulunduğu yere gitti.   Yalnız başına kayaların arasına girdi.   Etraftakiler şaşkındı.   Kayalıktan çıkıp yürüdüğü esnada ekipten biri makinesini aldı ve o tarihi anı fotoğrafladı. Havanın iyice aydınlanmaya başladığı saniyelerde sis bir anda dağılmaya başladı. Düşman mevzileri görünür hale geliyordu. Vakti gelmişti. Derhal bombardıman için İsmet Paşa'ya talimat verildi.   26 Ağustos 1922 günü, saat 05:30'da Türk topları sessizliği bıçak gibi yırttı. Cephane kı

Bigalı Mehmet Çavuş - İlk Mehmetcik

Resim
  Mehmetçik adının "isim babası" Bigalı Mehmet Çavuş, 1878 yılında Bulgaristan’ın Filibe Kasabasında dünyaya gelmiştir. 1877 - 1878 Osmanlı Rus Savaşı sırasında ailesi Anadolu’ya göç ederek Biga'nın Bahçeli Köyüne yerleşir. Türk Milleti için ölüm-kalım savaşı olan Çanakkale Savaşı'nda Bigalı Mehmet Çavuş da cephededir. İtilaf Devletleri deniz savaşları sırasında 4 Mart 1915'de ilk olarak karaya asker çıkarmayı dener. İtilaf donanması, 4 Mart 1915'de, 5 zırhlı ve 7 torpido desteğinde önce Seddülbahir tabyasını, kaleyi ve köyü 45 dakika ateş altına aldıktan sonra, 3 büyük sandalla Seddülbahir İskelesi'ne gelerek saat 15:30'da karaya tam teçhizatlı 75 civarında asker çıkartır. İngilizler bu çıkarmayı Seddülbahir Tabyası Türkler tarafından boşaltılmış olduğunu zannederek yapmışlardı. Aslında tahminlerinde haklılardı... Seddülbahir Tabyası Türkler tarafından boşaltılmıştı fakat bu bölgeyi kara saldırılarına karşı savunmaktan sorumlu olan 9. Tümen Komutanı A