Kayıtlar

Eylül, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Beethoven - Ayışığı Sonatı

Resim
 Beethoven küçük kör bir kıza, "Lütfen benden bir şey isteyin" der ve maddi bir şey isteyeceklerini düşünür, Kızın cevabı söyle olur; "Ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?" Bunun üzerine "Ayışığı Sonatı" bestelediği rivayet olunur. Hikayelerden haberdar olmak için e-mail adresinizi girin. Delivered by FeedBurner               

Klavyede 0, Neden 1'in Solunda Değil de, 9'un Sağındadır?

Resim
  Mantıklı olan klavyelerimizdeki rakamların 0123...9 diye olmasıdır, 123..890 olması değil. Peki neden bu şekilde ters?  Cevabı, klavyelerin tarihinde yatıyor. Tabii ki, daha doğrusu, daktiloların tarihinde. İnanması güç olsa da, eski daktiolalarda ne 0 sayısı vardı, ne de 1... O zamanlarda daktilodaki sayılar 2'den başlayıp 9'a kadar gidiyordu. Peki 0 ve 1 nasıl yazılıyordu? Çok basit: O ve l ile. Büyük "o" harfi ve küçük "L" harfi ile... Günümüz dijital yazı tiplerinin bir kısmında bu karakterler, sayılara çok fazla benzemiyor olsa da, daktilolarda ikisi arasında neredeyse hiç fark yoktu. Bu nedenle tuşlardan tasarruf etmek adına 0 ve 1 sayıları konulmamaktaydı. Çünkü zaten tuşlar yeterince yer kaplıyordu ve mekanik makinalarda bu tuşların bağlantıları oldukça sıkıntı yaratıyordu. Günümüzde komik gelse de, 2 tuştan tasarruf etmek o zamanlarda önemliydi. Sonradan, öncelikle 0, daktiloların sayı tuşları arasına eklendi (fotoğrafta bu geçiş gözüküyor). Bunun

Paraya Resmi Basılan İlk Kadın

Resim
  Sabiha Tansuğ ve Macera Dolu Öyküsü. Avucumuzda sıkı sıkı tutarken ısıttığımız, simit ya da gazoz karşılığı cam tezgahın üzerine bırakıverdiğimiz demir paralardan birinde onun yüzünün çizgileri vardı. Devlet adamı ya da tanınmış bir kişi olmaksızın, Cumhuriyet tarihimizde bir paraya resmi basılan ilk kişi, ilk kadındı. Kalkık, biçimli bir burun, sivrice, küçük bir çene ve başında nefis bir Anadolu başlığı.. İsmi Sabiha idi.. Gümülcine‘de doğmuş, ailesiyle birlikte 1941’de Türkiye’ye göç etmişti. Çocukluğu Ege’nin şirin ilçelerinde geçti. İlkokul birinci sınıfta, 23 Nisan töreni için annesinin giydirdiği ‘eğribaş’ adlı gelin başlığı aklını başından aldı. Göztepe Kız Sanat Enstitüsü‘nde okurken şapkalar yapıp satar, Kemeraltı’nda satılan taş kuklalara Anadolu giysilerinden esinlenerek giysiler dikerdi. 1963’te çıktığı Avrupa gezisinde gördüğü kostüm müzelerinden çok etkilendi. “Tek bir Anadolu köyü kocaman müze olur” diye düşündü. Tek Bir Anadolu Köyü Kocaman Müze Olur 1964’te İstanbul

Remziye Tatlı, Atatürk'le Aynı Karede'ki Genç Kız

Resim
Mustafa Kemal Atatürk 1937 yılında geldiği Adana'da, Kız Enstitüsü'nü de ziyaret etti, tarih dersi işlenen bir sınıfta ders dinledi... İşte o sınıfta çekilen fotoğraflardan birinde yer alan 14 yaşındaki genç kız bugün 94 yaşındaki Remziye Tatlı... Tatlı için o gün, yaşamının tek unutulmazı. Mustafa Kemal Atatürk Adana 'yı tam 8 kez ziyaret etti. Bu ziyaretlerden sadece 19 kasım 1937 yılındakinin bir tanığı var... Adana Kız Enstitüsü'nün ikinci sınıfında okuyan Remziye Tatlı. "ATATÜRK ADANA'YA GELDİ DEDİLER, DERSİMİZ TARİHTİ. 2 DERS ÜST ÜSTE TARİH DERSİMİZ VARDI, DERSİ İPTAL ETTİK, PENCERELERE ÜŞÜŞTÜK. ATATÜRK, ATATÜRK CADDESİ'NDEN GEÇECEK DEDİLER, BİZİMDE OKUL ATATÜRK CADDESİNİN ÜZERİNDE, HEPİMİZ PENCERELERE DOLDUK, ATATÜRK'Ü BEKLEDİK. SAAT ŞÖYLE 9.30, 10'A DOĞRU ATATÜRK GELDİ,GELİYOR DEDİLER VE ATATÜRK PARKINA KADAR GELDİ, ORADAN DA BİR ANONS YAPTI MÜDÜRE HANIM, '' ÇOCUKLAR, ATATÜRK OKULUMUZU ZİYARET EDECEK'' DEDİ VE BİZDE BİR HEYEC

Rumeli Nüfusu 1894

Resim
 O zamanlar hiç Türk yokmuş. Hikayelerden haberdar olmak için e-mail adresinizi girin. Delivered by FeedBurner               

Çalar Saat icaat edilmeden

Resim
 Çalar saat icaat edilmeden önce insanlar,  muma çaktıkları çivinin "mumun bitmesi sonucu" yere düşmesiyle uyanıyordu.

Ahmet efendi

Resim
Sene 1958'di. Gencecik gazeteciydi. Haberini yapmak üzere, o sırada yeni kurulan Eskişehir Akşam Yüksek Ticaret Okulu'na gitti. Kapıda bekçi vardı. Kartını uzattı, müdürle görüşmek istediğini söyledi. Bekçi kartvizite baktı…  Sonra kim olduğunu, adını ve işini sordu! Genç gazeteci vaziyeti anlamıştı, bekçi okuma yazma bilmiyordu. Haberine dahil etmek için bekçinin adını not defterine kaydetti. Ahmet Yuşan'dı. ★ Genç gazeteci hem haberini yaptı, hem de o okula kaydoldu. Eskişehir Akşam Yüksek Ticaret Okulu'nun ilk kayıtlı öğrencisi oldu. Bu mütevazı okul, önce iktisadi ve ticari ilimler akademisine dönüştü, sonra Anadolu Üniversitesi'ne dönüştü. ★ Yıllar yılları kovaladı… O genç gazeteci, Anadolu Üniversitesi'nin rektörü oldu.  ★ Bütün ömrü o üniversitede geçen bekçi Ahmet Yuşan'ın yaş haddinden emekliliği geldi. Rektör, bu emektarın emeğine büyük saygı duyuyordu. “İstersen kal” dedi. Ahmet Yuşan'ın gözleri parladı. Kendisi okuyamamıştı, okuma-yazma bile

Hacı Murat 124

Resim
Bu araba 1971 yılında "Murat 124" adıyla ilk Bursa'da üretildi. Adını Bursa'nın başkent olduğu zamanda padişah olan 1. Murat'tan aldı. Peki bu arabaya neden Hacı Murat dendi? 1970'lerde arabayla Hacca gitmek serbestti. Türkiye'de insanlar ilk olarak Murad 124 ile hacca gitti. Bu arabanın adı ondan sonra "Hacı Murat" olarak kaldı. Hatta Arabistan yetkilileri "Hacı Murat" yoğunluğunu farkedince bu arabalar neyin nesi ki diyerek şüphelenip incelemeye almışlardı. 1971-1979 arasında 134 bin adet üretilmişti. Hacı Murat'ını satmak isteyen bazı insanlar "Araba iki kez Hacca iki kez de ümreye gitmiştir" diyordu. Az da olsa sırf kutsal toprakları gördüğü için arabayı alanlar da vardı. Sahibinden satılık iki kez hac görmüş araba. Nasıl ama. Hayırlı olsun diye gelin arabasını "Hacı Murat" yapan da vardı. Kim ne derse desin "Hacı Murat" bir efsanedir. Kimileri ona yürüyen tabut diye alay ederdi. Ama motorunun nered