Kayıtlar

Nisan, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İZMİR'DE İLK KURŞUNU KİM ATTI

Resim
  İZMİR'DE İLK KURŞUNU KİM ATTI? Yunanlıların İzmir’e çıktığı gün 15 Mayıs 1919’dur. İttihatçıların birkaç senedir Anadolu Rumlarına karşı yürüttüğü baskı, sürgün ve zulüm politikasını vesile eden Yunanlılar, geride kalanların hayatını emniyet altına almak gerekçesiyle ve İngiltere, Fransa ve Amerika’nın desteğiyle Batı Anadolu’yu işgale girişti. Yunan gemileri sabah erken limana yanaştı. Birlikler peş peşe karaya çıktı. Efzon askerleri tüfek namluları çiçekle süslü halde Konak Meydanı’na doğru ilerlemeye başladılar. Bir yandan bando çalıyordu. Rumlardan tezahürat yapanlar da vardı. Olup biteni seyreden Türklerin kalbi kan ağlıyordu. Tam o sırada civardaki bir binadan atılan silah sesi kargaşayı paniğe çevirmeye yetti. Bayraktar Teğmen Yannis vuruldu. İşgalciler makineliyle karşılık verdi. Çıkan arbedede çoğu Türk yüzlerce kişi öldü. İzmir'de ilk kurşun abidesi GAZETECİ DAYANIŞMASI İlk kurşunu atan senelerce bilinmedi. 1960’lı yıllarda gazeteci Ahmed Emin Yalman ilk kurşunu gaz

23 Nisan İlk meclis..

Resim
  23 nisan İlk meclis.. İstanbul'un 16 Mart'ta işgali üzerine, Heyeti Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920'de yayınladığı genelgeyle ''Ankara'da, olağanüstü yetkili bir meclis''in toplanacağını duyurur. Genelgede, ''ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak önlemleri düşünüp uygulamak üzere ulusça olağanüstü yetki verilecek bir meclisin Ankara'da toplantıya çağrılması ve dağıtılmış olan mebuslardan Ankara'ya gelebileceklerin de bu meclise katılmaları'' istenir. Bu amaçla yapılacak seçimle belirlenen milletvekilleri ile dağıtılan Osmanlı Mebusan Meclisi'nden kaçarak Ankara'ya gelebilenler, ilk Meclis'te yer alabileceklerdi.     Mustafa Kemal; 22 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'nin açılışını duyurduğu genelgesinde ise bundan böyle ''bütün sivil ve askeri makamların ve bütün ulusun emir alacağı en yüksek kat''ın bu Meclis olacağını kaydeder.      MECLİS'İN ADI 

MUSTAFA HESABI ÖDEMEDEN NEREYE GİDİYORSUN ?

Resim
MUSTAFA HESABI ÖDEMEDEN NEREYE GİDİYORSUN ? Ankara’da havanın kapalı olduğu sıkıntılı bir kasım akşamı, Avrupa üzerinde savaş rüzgârları esmekte,   genç Cumhuriyet kalkınma, büyüme ve gelişme çabaları içinde hedefe doğru ilerlemektedir.   Mustafa Kemal hem mahalle hem de okuldan arkadaşı Nuri Conker ile Çankaya’da konuşmaktadır.   Nuri Conker, ölene kadar Atatürk’ün kadim dostu kalmış, albaylıktan emekli ve paşalık dahil hiçbir mevkii   kabul etmemiş gerçek sırdaş ve dosttur. Mustafa Kemal, hasta olduğunu ve artık sonunun geldiğini de sanki hissetmektedir.   Kadim dost Nuri Conker, arkadaşının devlet meseleleri, kişisel sıkıntılar ve hastalığı ile bocaladığını sezer.   Biraz konuları dağıtmak ve havayı değiştirmek ister. Konuşma İstanbul’a ve gençliklerine kadar gelir.   İstanbul özleminden ve arada sırada uğradıkları Tünel’deki Apostol’un yerinden bahsederler.   Gençliklerinde Harbiye ve sonra Akademi’deki günleri anarlar. Sık sık Tünel’e gidip kafa çektikleri,   hatta paraları olmadı