Kayıtlar

Ticaret Nasıl Yapılır

Resim
  Kavun satan amca etikete, 1 kavun 3 TL 3 kavun 10 TL yazar Müşteri beklerken yoldan geçen genç yanındaki kız arkadaşına "Bak şimdi beni seyret" der + Amca bir kavun verir misin?  - Olur evladım  + Amca ne kadar tanesi?  - 3 TL evladım Genç 1 kavun alır 3 TL verir. Peşinden yine bir kavun ister ve 3 TL daha verir. Peşinden bir kavun daha ister ve 3 TL daha verir. Sonunda üç kavun almış ve 9 TL vermiştir. Amcaya bıyık altından gülerek farkındamısın ,  üç kavun aldım 9 TL verdim ,  sen  oraya  3 kavun 10 TL yazmışsın .  Sen  bu  işi bilmiyorsun deyince … Amca bak evladım; Herkes bana akıl vereceğim diye 1 kavun almak yerine 3 kavun alıyor. Sonra bana ticaret nasıl yapılır öğret diye yalvarıyorlar. Yahudi sözü; “Sahip olduğunuz bir inciyi, bu inciyi isteyen birine satmak, ticaret değildir. Ama sahip olmadığınız bir inciyi, bu inciyi istemeyen birine satmak, ticarettir.” Hayatın sadece kitaplardan öğrenilmeyeceğini yine kitaplardan öğr...

Atatürk ve Zsa Zsa Gabor

Resim
  Atatürk’ün kütüphanecisi Nuri Ulusu anlatıyor: Atatürk ve Zsa Zsa Gabor Bir gece Kerpiç gazinosundayız, Atatürk çok keyifli, yan masalardan birinde oturan gruptan bir kızla bir erkek masasına geldiler. Adını hatırlamadığım bir kişi Atatürk’e iltifatlarda bulunduktan sonra yanındaki genç kızı takdim etti. Atatürk de onları masaya davet etti, oturdular: Müzik çok güzel çalıyor, çiftler dans ediyordu. Atatürk birden ayağa kalktı ve adama dönerek, genç kızla dans için müsaade istedi, aldığı memnuniyetle Paşam cevabıyla, o güzel kızı dansa kaldırdı. Çok güzel dans ederdi, kız da çok güzel dans ediyordu. Müzik bitince Atatürk ikinci dansı yapmadan kızı masaya getirdi ve zarif bir referansla yerine oturttu, adama da teşekkür etti ve müsait bir günde onları saraya davet etti. Birkaç gün sonra randevu alarak saraya geldiler: Ben kütüphanede çalışırken İbrahim geldi ve “Nuri, geçen gece Karpiç’dekiler geldi” dedi Ben pek ilgilenmedim. Bilahare bu mevzularda fevkalade ilgili olan İbrahim’in...

SADRAZAM FAZIL AHMET PAŞA

Resim
OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN EN BÜYÜK SADRAZAMI Çok küçük yaşlarda oldukça zeki biri olduğunu gösteren Fazıl Ahmet Paşa daha 16 yaşında müderris (profesör) olmayı başarmıştı. Babası Köprülü Mehmet Paşa'nın ölümü üzerine vasiyet ettiği gibi padişah 4. Mehmet tarafından Sadrazamlığa atandığında henüz 26 yaşında idi. (1661)Böylece Türk tarihinde bu göreve getirilen en genç kişi oldu.  Hızla harcamaları kıstı, devlet adamlarına hediye verilmesini yasakladı. Bir süredir Zitvatorok Antlaşmasını ihlal eden Avusturya üzerine yürüdü. Kanuninin kuşatıp alamadığı Uyvar kalesini kuşattı. Şiddetli yağmurlarla bataklığa dönen bölge, şartları çok zorlaştırmış olmasına rağmen kaleyi fethetti. Durum Avrupada şoka yol açtı ve " Uyvarda bir Türk gibi güçlü " deyimi ortaya çıktı. Ardından 1664 yılında Vasvar Antlaşması yapılarak Avusturya yıllar sonra tekrar haraca bağlandı.  25 yıl boyunca alınamayan Girit'i ele geçirmek üzere adaya sefer düzenledi. 2. Yılın sonunda padişahın bütçede ve ask...

Annie Are You OK

Resim
Michael Jackson'ın Smooth Criminal Şarkısındaki Meşhur "Annie" Kim? Hikayelerden haberdar olmak için e-mail adresinizi girin. Delivered by FeedBurner               

TRUMAN DOKTRİNİ

Resim
1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Harry Truman tarafından Sovyet tehdidine karşı hazırlanmış plandır. Truman Doktrini, Amerika Birleşik Devletleri'nin uluslararası politikasının değiştiğini ve Sovyet karşıtlığının bu yeni politikada temel esas olduğunu ilan etmiştir. Bu doktrin ile Amerika Birleşik Devletleri "komünizm tehdidi" altındaki devletlere mali ve askeri yardım yapacağını açıklamıştır. Temel nedenler: Almanya'nın çöküşü, II. Dünya Savaşı boyunca bastırılmış düşmanlıkları tekrar su yüzüne çıkardı. Almanya'ya karşı Sovyetler ile ittifak kurmuş olan Amerika ve İngiltere, Bolşevik Devrimi'nin ilk günlerinden beri komünizme düşman idiler. Hatta başta İngiltere olmak üzere İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı bittikten sonra Bolşeviklerle mücadele eden Çarlık yanlısı Rusları desteklemiş ve bu amaçla Vladivostok, Murmansk ve Archangelsk limanlarına asker çıkarmışlardı. Amerika'nın Japonya'ya attığı atom bombaları Japonya'nın teslimiy...

Çanakkale Anıtı

Resim
Tarihin en kanlı günlerine sahne olan Çanakkale Savaşı sona erer. • İşgalci itilaf güçleri 250.000 kayıp verirken Türk cephesinde de durum aynıdır; 253.000 şehit! • Gözünü hırs ve para bürümüş yöneticilerin hatalı kararlarının vebalini, gencecik insanlar canları ile öderler. Çanakkale’ye saldıran devletler savaştan sonra bir süre köşelerine çekilirler ancak Türk Milleti için bu pek mümkün değildir. • Parçalanma ve yok olma tehdidi karşısında var oluş mücadelesi devam eder. • Henüz şehitlerin kanları toprağa karışamadan yeni bedenler örter üstünü. Çanakkale’de metrekareye 6.000 mermi ve 4 cansız beden düşer. • Dayanılması güç zaiyat karşısında yapılabilecek tek defin yöntemi toplu mezarlardır. • Her millet kendi askerleri için en çok kayıp verilen noktalarda toplu mezarlar oluşturmaya başlar. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İngilizler farklı noktalarda mezarlar ve anıtlar yaptırırlar. • Lozan Antlaşması’ndan sonra da Fransızlar aynı şekilde mezar ve anıtlarını yaptırırlar. • Yeni ...

25 Kuruş'un Hikayesi

Resim
Seferberliğin ilanıyla beraber Ayvalık’taki 9. Tümen’e bağlı 23. Alay,  ağırlıklarıyla birlikte Soma’ya gelerek, trenle Bandırma üzerinden Tekirdağ’a sevk edildi. 23. Alay’ın Burhaniye’de bulunan bir piyade taburu, mesafenin daha kısa olacağı hesabıyla,  Burhaniye–Edremit– Çanakkale yoluyla cepheye sevk edildi. Bu tabur yürüyüşe geçmeden önce, geçecekleri yollara yakın köylere,  gönderdikleri çavuşlar vasıtasıyla, geçecekleri gün ve saat belirtilerek,  köylülerden asker için yemek hazırlamalarını,  misafir olarak geceleyecekleri yerleri hazırlamalarını istedi.  Böylece yürüyüş sırasında, asker için iaşe ve ibate (yeme ve barınma)  telaşından bir ölçüde kurtulmuş olunuyordu. Aynı şekilde, o yıllarda henüz bir köy olan Havran’a gelen çavuşlar, muhtardan kendilerine kaç kişilik, yemek ve yatak hazırlayabileceklerini sorunca.  Muhtar; “Burasının köy olduğuna bakmayın. Burası büyük bir köydür.  Sizin taburun hepsini ağırlayabiliriz, yedirir içirir...