Kayıtlar

Kediler hakkında bilinmeyenler

Resim
Bilmediklerimiz 1. Köpeklerin aksine, kediler tatlı şeylerin tadını alamazlar. 2. Deniz suyunu lıkır lıkır içebilirler. 3. Kediler, yunusların sesini duyabilen nadir canlılardandır. 4. Yavru kediler, uyurken büyüme hormonu salgılar. Ancak yetişkin kediler, sadece uyumayı sevdiklerinden uyur. 5. Hatta o kadar çok uyurlar ki; örneğin 9 yaşındaki bir kedi, sadece 3 yılını uyanık olarak geçirir. 6. Kediler, derin uykudan tam uyanıklılık seviyesine bir anda direkt olarak geçebilirler. 7. Kediler, inek sütünü hazmedemezler. 8. Bazı kedilerin baş parmağı vardır. 9. Bizim parmak izlerimize benzer olarak kedilerin burun izleri eşsizdir. 10. Ayrıca burunlarının ucunu göremezler. 11. Usain Bolt’ dan daha hızlı koşabilirler. 12. Yeterince sıcak bir ortamda büyüyen siyam kedileri bembeyaz olurlar. 13. Kedi kapısının mucidi, kedisine kapıyı açıp kapatmaktan deney yapamaz hale gelen Newton’dur. 14. Tesla’nın, kedisi tarafından statik elektriğe çarpıldıktan sonra elektrik üzerine araştırmalar yapmaya

Yeni Yıla Girmeden Bu Yazıyı Okuyun

Resim
1) -  Saf olmayın ... Tabiki değişmek kolay değil ama herkesle öyle iki dakikada canciğer kuzu sarması olmaya da gerek yok.   Sonra ciğerinizi söküp, canınıza okuyorlar.   Herkesi kendiniz sanmaktan vazgecin, birakin zamana yayılsın bazı şeyler, acele etmeyin... 2) -  Külahı başa, ayakkabıyı ayağa giydirin.Yani herkese hakettiği gibi davranın.   Hatta size bir sır vereyim mi tepenize çıkaracak kadar da kimseye değer vermeyin.   Her şeyin fazlası zarar, sonra yerlerini beğenip, tepenizden hiç inmek istemiyorlar. 3) - Minnetsiz, bencil, teşekkür etmeyi, özür dilemeyi bilmeyen, nankör insanları ayıklayın hayatınızdan.   Yapamıyorsanız aranıza yüksek duvarlar örün iyice, atlayamasın bir daha iyi niyet bahçenize... 4) -  Yaşınızın kaç olduğu, kaçtan gün alacağınızın bir önemi yok.   Bu zamana kadar hep başkalarını memnun etmek icin yaşadınız da noldu.   Koskoca bir hiç ve diz boyu nankörlük kaldı avuçlarınızda.   Üzülmeyin zararın neresinden dönerseniz kardır, hadi bu yıl sizin yılınız olsu

Kemal Paşa'nın Ankara’ya gelişi - 27 Aralık 1919

Resim
  KIZILCA GÜN Türk İstiklâl Harbi dönemindeki en önemli gelişmelerden biri de Mustafa Kemâl Paşa'nın Ankara'ya geldiği 27 Aralık 1919 günüdür. Bugün, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Kemâl Paşa'nın Ankara’ya gelişinin 101. yıl ( 2020 ) dönümünde, Genelkurmay Kavşağı’nda “27 Aralık 1919 Kızılca Gün Anıtı”nın temsili açılışını yapacak. (Atatürk’ün silah arkadaşı ve aynı zamanda da tarihçi Enver Behnan Şapolyo, Atatürk ve Seymen Alayı isimli eserinde Türk tarihindeki “Kızılca Gün” kavramı ve Atatürk’ün Ankara’da karşılanışı hakkında çok detaylı tarihsel bilgiler vermektedir… Enver Behnan’a göre Oğuz Türk töresi olan Seymen Alayı yalnızca devletin ve milletin buhran yaşadığı “Kızılca Gün” denilen zamanlarda tertip edilir ve tertiplenen bu Seymen Alayı’ndan sonra da devleti ve milleti yaşanan buhrandan kurtaracak bir lider seçilirdi. Selçuk Bey ve Osman Bey tahta çıkarken de Seymen Alayı tertip edilmiş ve devlete yeni lider seçimi gerçekleştirilmişti. Lider seçiminden sonra ise kım

Yeşilçam'ın Gönlü Güzel Bey Abisi İhsan Yüce

Resim
     Türk Sineması denilince aklımıza nasıl Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul gibi isimler geliyorsa onun sureti de gözümüzün önünde belirir. Belirir de, kimisi adını tam olarak getiremez. Halbuki ömrü sanatla geçmiş bir adamdır. Sanat dediysek sadece sinema değil; yazardır, şairdir, heykeltıraştır, ressamdır, ağacı yontması bile sanata dahildir. Ancak onun hikayesini pek kimseler bilmez... Kafkasya, Dağıstan göçmeni yedi çocuklu bir ailenin oğullarından İhsan Yüce. Ekim İhtilalinden sonra Türkiye'de önce Elazığ, sonra da İzmir'e yerleşmiş ailesi. Bundan sonra da İhsan Yüce kendi hikayesini yazmaya başlamış. Önce İzmir Atatürk Lisesi ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun olmuş. Bir ara şirketlerde muhasebecilik yapmaya başlamış İzmir'de ama bu işin kendine göre olmadığını fark etmiş. 1952'de İzmir'de Halk ve Çocuk Tiyatrosu'na katıldıktan sonra da Bizim Tiyatro'yu kurmuş. Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sı ile Charlie Chaplin'in

Karabasan

Resim
Anadolu’da Al Karısı olarak adlandırılan, kökenleri Şamanizm’den alan çirkin, gözleri kanlı, korkunç yaratık. Al Anası, Al kız, Al bastı, Karabasan gibi farklı isimler ile anılsa da, dağınık gözlerinden alevler fışkıran kızıl saçlı kadın tasviri her birinden ortaktır. Irmak kenarlarında, ıssız bölgelerde yaşar. Yeni doğum yapmış kadınlara musallat olan Al Karısı, eğer tedavi edilmezse anne ve çocuğun ölümüne sebep olur. Annedeki şiddetli ağrı, bayılma, sayıklama ve eşyaları kırmızı görme gibi belirtilerin Al Karısı’ndan kaynaklandığına inanılır. İnanca göre koruma altına alınmamış ve ‘40’ı çıkmamış’ annenin göğsüne oturarak ciğerini söküp kan kaybından ölmesine sebep olur. Atların yelelerini örmek en çok sevdiği şeydir. Korktuğu tek materyal demir madenidir. Yakalanıp vücuduna demir saplanırsa suya dönüşeceğine inanılır. İnanışa göre Anadolu’da yaşlı kadınların elbiselerinde çatal iğne taşımalarının sebebi Al Karısı’ndan korunmak içindir. Yeni doğum yapmış annelerin odalarında mutlaka

Cehalet

Resim
Eski Mısır devlet başkanı , Enver Sedat'ı suikast sonucunda öldüren adama hakim sorar: "Neden öldürdün?" Katil: "Çünkü laikti" Hakim: "Laik ne demek?" Katil: "Bilmiyorum!!" Mısır'ın en iyi edebiyat adamlarından Necip Mahfuz'u öldürmeye çalışıp başarısız olan sanıka hakim sorar: "Neden vurdun?" Sanık: "Sokak çocuklarının hayalleri adlı kitabı yazdığı için" Hakim: "Peki sokak çocuklarının hayallerini okudun mu?" Sanık: "Hayır!!" Hakim, yazar Faraç Foda'yı öldüren üç teröriste sorar: "Neden Faraç Foda'ya suikast düzenleyip öldürdünüz? "Suçlular: "Çünkü kafir" Hakim: "Onun kafir olduğunu nereden anladınız?" Suçlular: "Onun kitabından" Hakim: "Hangi kitabından anladınız onun kafir olduğunu?" Suçlular: "Biz okuma yazma bilmiyoruz" "Her kötülüğün anası her dönemde CEHALET olmuştur!" Hikayelerden haberdar olmak için e-ma

Toto Karaca

Resim
  İRMA TOTO (1912-1992) Asıl adı İrma Felekyan. İlk demlerinde İrma Toto, daha sonraları ise Toto Karaca olarak tanıdık onu. Cem Karaca’nın annesi, tiyatrocu Mehmet Karaca’nın eşi. Tiyatro tarihimizin unutulmaz kadınlarından. Aslında tiyatroculuğu aileden geliyor. Annesi Marie Hiranuş Felekyan, teyzesi Vartier Felekyan (sonra Roza Felekyan adını alıyor) yirminci yüzyılın başlarında ünlü tiyatro sanatçıları. Ama onların hikayelerini şimdilik bir kenara bırakıp, İrma Toto’ya odaklanalım. 1981 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda anlatıyor: “Hey gidi günler hey… Direklerarası’nda ilk kez sahneye çıktığımda, henüz 13 yaşındaydım. Ayazpaşa’da, yani şimdiki Gümüşsuyu’nda otururduk o zamanlar. Her akşam teyzemle birlikte tramvaya biner, Şehzadebaşı’nın yolunu tutardık. Havagazı lambalarının aydınlattığı, gaz kokularıyla lavanta kokularının karıştığı bir yerdi Direklerarası. Ferah ve Millet tiyatrolarından saz sesleri yükselir, kapıdaki çığırtkanlar ellerindeki zillerle içeriye müşteri çe